| İstanbul un Güzellikleri: AVCILAR
Avcılar İlçesi doğusunda Küçükçekmece gölü ve Küçükçekmece
İlçesi, batısında Yakuplu ve Esenyurt beldeleri, kuzeyinde Bahçeşehir
beldesi ve yine Küçükçekmece İlçesi; güneyinde ise Marmara denizi ile
çevrelenmiş ve yaklaşık 3.600 hektar yani 36 milyon m2'lik bir yüzölçümüne
sahiptir. İlçe İstanbul'a 27 km uzaklıkta olup; TEM otoyolu ile E-5
(d-100) karayolu ilçe sınırları içinden geçmekte ve ilçeyi adeta üç
parçaya bölmektedir. Osmanlı Devleti'nin 1453 yılında İstanbul'u alması
ile şehirde önemli gelişmeler oldu. Fatih Sultan Mehmet İstanbul ve
çevresindeki Rum Ahalisine zulüm ve baskı yapmayarak, onlarla uyum
içerisinde birlikte yaşamayı düşünerek, onların haklarını koruyan yasalar
çıkardı. Ayrıca savaş esnasında zarar gören yerleri tez elden imar edilme
emri verdi. Gofla deresinin ağzındaki bu küçük balıkçı köyü savaştan zarar
görmese bile Ayazmasının düzeltilmesi için para harcandığı belirtilmiş,
Küçükçekmece'ye bağlanan yolun devamlı kullanılan bir yol olması nedeniyle
yol düzenlemesi yapılmıştır.
Çünkü ordular için en geçerli yolun yarım burga mağaralarının arka tarafı
olduğu bilinir, nedeni buralarda köprüler bulunmasıdır. Tarih birçok
yapıda nedense Küçükçekmece ve Büyükçekmece'den bahsetmemiştir.
Osmanlıların Bizansı yenmesiyle İstanbul'un çevresine Türkler yerleşmeye
başladılar. Türkler Büyük ve Küçükçekmeceye yerleşirken Gofla deresinin
ağzına yerleşmek istemiyorlardı. Çünkü Türklerin eskiden beri geçim
kaynakları, tarım ve hayvancılığa dayandığı için bu balıkçı köyünde
oturmak istemediler. Sarayın ve çevresinin yiyecek ve giyecek ihtiyacı
çoğunlukla dışarıdan karşılanmaktaydı. Özellikle son yıllarda gemilerle
getirilen mallar Küçük çekmece ve Gofla Deresine boşaltılıyordu. Rumların
balıkçı köyünde, getirilen mallar için bir depoları vardı. Ambarın
bekçiliğini de askeri bir komutan yapmaktaydı. Bu balıkçı köyü halkı,
Yunan Krallığı'nın kurulmasıyla pek ilgilenmemişler, hatta 1877-1878
yıllarındaki Türk-Rum savaşında herhangi bir taraflı tutum içerisine
girmemişlerdir. 1890 yıllarında Rum köprüsünün üst kısımlarına Mısırlı
kaval Ali'nin mülk edindiğini görüyoruz. Bu şahıs buraya Aminagos adını
vermiştir. Ancak burası fazla gelişmeden olduğu gibi kalmıştır. Bu
çiftliğin ortasından geçen küçük bir yol gittikçe genişlemiş ve
Küçükçekmece köprüsüne bağlanmıştır.
Genişleyen bu yolun önemi gittikçe artmış ve Avrupa'ya bağlanan bir yola
dönüşmüştür. Cumhuriyet sonrası devirde, 1924 yılında Ambarlı köyü Rumları
40-50 hane olarak Türkler ile değiştirildi. Rumlardan boşalan yerlere
askeri ambarların yerleştirilmesi nedeniyle bu mezkun yere Ambarlı
denildi. Buraya Türklerin yerleşmesiyle tarımcılık daha önem kazanmıştır.
30 Ağustos 1922 günü büyük zaferle sonuçlanan mücadelenin Lozan'daki sulh
anlaşması tüm dünya milletlerince kabulün'den sonraki dönemde, 1924
yılında Ambarlı köyü Rumları 40-50 hane olarak Türkler ile
değiştirilmiştir. 8 yılında 35 hanelik yeni bir göçmen grubu, Ambarlı'nın
kuzeyinde bulunan 12.000 dönümlük Amindos Çiftliği'ni satın alarak
(şimdiki Avcılar) çiftliğin binalarına yerleşmişlerdir. 1934 yılında
çiftliğin nüfusu artarak köy hüviyetini almıştır. 1924 yılında Rum
Ahalisi'nin gitmesinden sonra Yunanistan‘ın Selanik çevresinden Türkler
getirilerek buraya yerleştirildi. Gelen Türkler Rum evlerine girdiler. Ve
Rumların ibadet yeri olan kiliseyi 1928 yılında camiye çevirdiler. Buraya
gelen Türkler balıkçılıkla uğraşmaya başladılar. Ambarlı köyünün
İstanbul'a yakınlığı nedeniyle önemi gittikçe arttı. Çünkü ülkenin
kalkınma seyri gittikçe artarken şehirlere yakınlık sebebiyle enerji ve
petrol tesisleri kuruluyordu. Böylece İstanbul'un önemli bir enerji üretim
merkezi olmuştur. 1938 yılından sonra Mustafa Kemal Paşa Mahallesi'nde
askeri birlikler yerleşmiş ve uzun seneler burada kalmışlardır. Hatta, o
günlerde burada birde havaalanı bulunmaktaydı. Ambarlı'nın tarihinin,
önemli yerleri bir bir kaybolmaya başlar.
Kiliseden döndürülen cami 1977 yılında karşısına yeni bir cami yapılarak
yıkılmıştır. Ayazma ve Bizans zamanından kalan bazı kalıntılar bile yok
olmuştur. Rumlardan kalan bazı evler bile yok edilmiş yerlerine beton
yığıntılar yapılmıştır. Oysa 1950'li yıllarda sakin bir dinlenme yeri
olduğunda Bal Mahmut adıyla anılan bir otel yapılmıştır. Bu yerin denizi,
buraya ziyaret için gelen gemilerin pislikleriyle kirlenmiş, ayrıca
kıyıları talan edilmiştir. Avcılar merkezine Bulgaristan'dan getirilen
Türkler yerleştirildi.Burası kısa zamanda büyük bir yerleşim merkezi oldu.
Daha sonra burada bulunan küçük çiftliklerin köy halini alıp yerleşim
alanların çoğalmasıyla buraya Avcılar denmiştir. Av hayvanlarının
bulunduğu sonbaharda özellikle kuzeyden gelen bıldırcın sürüleri çok
sayıda avcının ilgisini çekmiştir. 1970 yılından sonra Avcılar çok
hararetli bir dönem geçirir. İstanbul da başlayan istimlak olayı ile
insanlar bu bölgeye akın etmeye başlamıştır. Bu bölgede çok hızlı bir
nüfus artışı görülmüştür. Kısa zamanda köylüler ellerindeki tarlaları
emlakçılar tarafından parselleterek satmışlardır. Satılan arsalar üzerinde
konutlar yapılmaya başlanmış, yeni yeni mahalleler oluşmuş ve Avcılar çok
geniş bir alana yayılmıştır. Avcılar'da sanayi de hızla gelişip büyüdü.
Çok sayıda sanayi kuruluşları oluştu. Ambarlının batısında yakıt dolum
tesisleri, elektrik üreten termik santrali vardır. Firuzköy yolu'nun
sağında ve solunda sanayi tesisleri bulunmaktadır.
Avcılar ilçesinin E-5 Kara yolu üzerinde bulunması, ilçeye büyük hareket
kazandırır.Londra Asfaltı'nın sağında, büyük bir alana yayılan İstanbul
Üniversitesi'nin pek çok önemi vardır. Avcılar İlçesinde 9 mahalle
bulunmaktadır. İlçemizin E-5 TEM otoyolu ile yan yolları haricinde 29
caddesi ve 746 sokağı bulunmaktadır.;
NÜFUS DURUMU
Avcılarda Türkiye'nin her bölgesinden gelen insanlar Avcılara yerleşmiş
bulunmaktadır. Hızla gelişen ilçemizin nüfusu da hızla artmakta ve inşaat
sektörü bölgenin en kuvvetli sektörlerinden biri olmaya devam
etmektedir.1934 yılında 340 kişi olan nüfusu 1940 yılında 2122 kişiye
çıkmıştır. 1945 yılında yani 2. Dünya Savaşı sırasında ise nüfusu 1730
kişi olmuştur. Zaten 1945 yılında nüfusunun bu kadar artmasının nedeni
olarak da bölgeye yerleştirilen askeri birlikler olduğu sanılmaktadır.
Çünkü savaştan sonra nüfus birden 1130 kişiye düşmüştür. Avcılar İlçesinde
1950 yılına kadar nüfus artışı genel değerlerin altında kalmışsa da bu
artış 1950 yılından sonra hızlı bir ivme kazanmıştır. 1959 yılında yakıt
dolum tesislerinin yapılması: 1964 yılında TEK Ambarlı Termik santralinin
kurulması bu nüfus artışını etkileyen ilk faktörler olmuştur. Günümüze
doğru gelindiğinde, örneğin 1990 yılında bölgenin nüfusu 126.282 kişi
olmuş; 1997 yılı nüfus sayımında ise bölge 210.831 kişilik bir yerleşim
durumuna gelmiştir. Son olarak 2000 yılında yapılan Nüfus sayımına göre
ilçemiz 235.113 nüfusa sahiptir. Avcılar İlçemiz 1966 yılında Belde
Belediye statüsüne kavuşmuştur. Son muhtar ve ilk belediye Başkanı Yusuf
Korlu’dur. 1966-1980 yılları arasında müstakil belediye olarak kalmış 1984
tarihinde ise Belediye teşkilatı kaldırılarak Büyükşehir statüsünde
Bakırköy İlçe Belediyesine bağlı Şube Müdürlüğü haline getirilmiştir. Bu
statüsü K.çekmece İlçe Belediyesine bağlı olduğu sürede de devam etmiştir.
Avcılar, 03,06,1992 gün ve 21. 247 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayınlanan, 27.05.1992 gün ve 3.806 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İlçe
statüsüne kavuşmuştur.
İDARİ DURUMU
İlçe ye bağlı köy ve bucak bulunmamaktadır. Avcılar ilçesi 10 mahalleden
oluşmaktadır.
SAĞLIK DURUMU
Avcılar İlçesi İstanbul ili Bakırköy, Küçükçekmece ilçeleri ile
ilişkilidir.Yakın geçmişe kadar sosyal yönden ilçenin pek canlı olduğu
söylenemez ancak bu durum son yıllarda hızla değişerek yapı kooperatifleri
aracılığı ile yoğun bir yapılaşma ve İstanbul Üniversitesi Avcılar
Kampüsünün olması ilçemizde sosyal hayata canlılık getirmiştir. Ambarlı ve
Denizköşkler Mahalleleri sahil şeridindeki eğlence merkezleri ve entel
pazarı yaz aylarında canlılığa neden olmaktadır. Buralara daha çok
eğlenmek amacıyla ilçe dışından gelenlerin olduğu gözlenmiştir. Avcılar
İlçesinin Merkez Sağlık Ocağı ve her mahallede sağlık ocağı vardır.
İlçenin çeşitli yerlerinde çok sayıda klinik ve büyük özel hastaneler
açılmıştır. Bunlar ilçede yaşayan insanların ihtiyaçlarını büyük ölçüde
karşılamaktadır. Devlete bağlı diğer sağlık kuruluşları da mahallelerdeki
sağlık ocaklarıdır. Avcılarda 5 özel hastane bulunmakta ve toplam yatak
kapasiteleri 303’ dür. Ayrıca 6 klinik ve poliklinik, 9 sağlık ocağı ve 1
AÇS/AP Merkezi, Firuzköy’de ise SSK dispanseri ve Gümüşpala Mahallesinde
Kızılay Şubesi bulunmaktadır. Ayrıca 78 adet eczanemiz sağlık hizmetlerini
sunmaktadırlar.
linkler,
bebek
toptan giyim,
istanbul
forma imalatçıları,
tekstil etiket üreticileri
,
meyve toptancıları,
kablo
imalatçıları,
toptan
giyim merter,,
tesettür
gelinlik,
toptan giyim bayan
giyim, hazır
giyim iamaltçıları, bayan
giyim üreticileri,
istanbul giyim toptan satış,
bayan toptan
giyim
|